2011 yılında aklımızda kalanlar – Bölüm #2

14 Aralık 2011
Bu yazıyı beğendiysen paylaşmayı unutma :)
Pin It

Röportaj

2011 yılı içerisinde teknoloji dünyasında olup bitenleri uzmanların kaleminden okumaya devam ediyoruz. Geri de bıraktığımız yılın kısa kısa değerlendirmeleri şeklinde olan röportajların ikinci bölümünde konuklarımız Dr. Hakkı Öcal, Atalay Keleştemur ve Aykut Göker. İşte röportajların ikinci bölümü..

2011’in bence en önemli özelliği, siber-güvenlik kavramının, ana-akım kavramlardan birisi haline geldiği yıl olmasıdır. Elbette güvenlik kavramı daha önce de vardı ve ana-akım işleri yapanların önemli bir kısmı,  güvenliği kendi sorumlulukları arasında sayıyorlardı. Ancak Stuxnet’in Siemens teknoloji kurulumlarında geçen yıl yaptığı hasar, bu yıl gerçek boyutlarıyla ortaya çıktı. Bu çerçevede, bilişim servislerinin günlük alanı dışında kalan, ama ofis otomasyonundan daha çok bilgisayara ve ağlara dayalı sınai iletişim ve denetim sistemlerini tasarlayan, kuran ve yöneten teknik ekiplerin sorumlulukları arasında siber-güvenliğin de bulunduğu anlaşılmış oldu. 2011 ayrıca eylemci-hacker’ların veya hacktivist’lerin de yoğun faaliyetine tanık oldu. Bu çerçevede Anonymous ve diğer birçok grubun, bilgisayar ve ağları siyasal amaçlarla düzenledikleri protestoların hedefi haline getirmeleri, hükümetlerin, STK’nın ve büyük şirketlerin uluslararası siber saldırılara karşı, uluslararası önlemler almaları gerektiği ortaya çıktı.

Bu grupların içinde çok sayıda Türkiyeli hacker’ın da bulunması, uluslararası güvenlik girişimleri çerçevesinde Türkiye’de de baskınlar ve tutuklamalar yapılmakta olması, konunun ülkemiz açısından önemini arttırıyor.

Türkiye’nin bu tür siyasal amaçlı siber-saldırıların hedefi olmasına yol açan başlıca gelişme, hükümet Internet filtre sistemini getirmiş ve bunun için gerekli altyapının yapılması iç in ISP’leri zorunlu tutması oldu. 15 Mayıs’taki büyük gösterilerle, filtre girişimi nispeten hafifletilmiş ise de, birçok uluslararası insan hakları örgütünün dikkati, Türkiye’deki uygulamalara çevrilmiş oldu. Hükümet ve onu destekleyenler bunun “sansür” olmadığını söylüyorlar. Ama Türkiye sonuç itibariyle Internet erişiminin idare kararıyla, yargı denetimi olmaksızın kısıtlanabildiği birkaç ülkeden biri oldu! Bu çoğumuzun hoşuna gitmiyor; fakat çözümün Türkiye’de demokrasinin genişlemesi ve derinleşmesi ile diğer birçok ifade özgürlüğü sorunu ile birlikte sağlanabileceğini biliyoruz. Bu durumu protesto arzusunu, hacker teknikleri ile ifade eden çok sayıda kişinin, ülke içinde ve ülke dışında, siber-güvenlik açısından ciddi tehdit oluşturduklarının da farkındaydık. Şimdi bu farkındalık, sanırım geniş topluma ve ana-akım basın-yayın kuruluşlarına da yansıdı.

2001’in aklımda kalan bir diğer önemli özelliği, Bulut Bilişimi olgusunun, beklendiği kadar yaygın olmaması oldu.  Geçen yıl bu konuda verdiğim bir seminerde dünya çapında her 1 Dolar’lık  non-virtualized donanım yatırımına karşılık 7 Dolarlık virtualized donanım yatırımı yapılacağının tahmin edildiğini söylemiştim. Her ne kadar yılın tümünü kapsayan rakamların açıklanması bir kaç ay daha alacaksa da, gerek hükümetlerin açıklamaları, gerekse Amazon ve Microsoft gibi büyük Cloud yatırımı yapan firmaların yılın ilk üççeyreğine ilişkin ciro açıklamaları, bu tahminin önemli ölçüde yanlış çıktığını gösteriyor.

Bu yanılgının bir kaç sebebi var. Birincisi, verilerinizi buluta atmanın tehlikesinin ciddiyetini gösteren, Amazon, Microsoft ve daha birçok bulut bilişimi ev sahibinin güvenlik açıkları,  donanım arızaları ve hizmet kesintileridir. Sonra, verileri buluta aktarmak ve app’lerimizi bulut üzerinden çalıştırmak, vaat edildiği kadar hızlı olmadı. Birçok firmanın bütün masaüstü uygulamaları buluta aktarmasına elverişli hızda Internet bağlantısı yok. Ayrıca ISP’lerin altyapılarını binlerce, on binlerce firmanın günlük bütün bilişim işlerinin Internet’e taşınmasını destekleyecek hıza kavuşturması için yeterli zaman gerekli.

Fakat millet 2011’de bulut bilişiminin getirdiği tasarrufun da tadını aldı! Bu eğilimin 2012’de artacağını tahmin edebiliriz.

iPhone olayı! 2011, Mac ile kişisel bilgisayarda aramamız gerekenleri bile öğreten, iPhone ile telefon iletişiminde, iTunes ile müzik tüketimimizde, iPad ile mobil iletişimimizde devrim yapan ve Apple Store ile perakende BT alışveriş tarzımızda bizi yeniden eğiten Steve Jobs’ı kaybettiğimiz acı bir yıl olarak tarihe geçecek. Ama 2011, işyerinde mobil iletişim konusunda, Blackberry’nin yerini iPhone kaptırdığı yıl olarak da bilinecek. 2011, iPad’in, diğer bütün tablet bilgisayarların toplamından daha fazla satıldığı yıl olarak da tarihe geçecek. Kısaca, üzüntüsü ve sevinç ile 2011, Apple Yılı sayılabilir.

Cep telefonundan bahsedince, aklıma bu yıl SIM kartların ebadında ve kalınlığında kaydedilen gelişmeler geliyor. Şu andaki SIM kartlardan yüzde 20 daha az yer tutan kartların geliştirildiği açıklandı. Bu, gelecek yıl alacağımız cep telefonlarının daha ince olmasını sağlayacak. Yine aynı konuda, dikkatimi çeken bir başka gelişme birden fazla firmanın “virtual SIM kartı” açıklaması oldu. Yani bir anlamda SIM kartı olmayan, müşteri bilgisini ve telefonlarımızda olmasına alıştığımız güvenliği online sağlayabilen telefonlar da ufukta görünüyor denebilir.

2011 deyince aklıma gelen bir diğer konu HTML5 oluyor. Türkiye’de olduğum için WWW Konsorsiyomu’nun bu yılki konferansına katılamadım. Ama hemen hemen bütün toplantıların içeriği HTML5’in Web Platformu Standardı olarak kabul edildiğini gösteriyor. Sanıyorum ki bütün browser geliştiricileri, gerçek HTML5 “rendering engine” üretimini tamamlamak üzereler.

Çok şey söylenebilir 2011’de olup biten. Ben burada durmak istiyorum. Sadece, kayda geçmesi için, 2001’de kaybolan bir yıldızdan, Diaspora sosyal ağının kurucusu Ilya Zhitomirskiy’den de söz etmek isterim. Facebook ve diğer ticarî sosyal ağların, kişisel bilgilerin mahremiyetine saygı göstermediklerinin altını çizen Diaspora hareketinin, İlya’nın 22 yaşındaki ölümü ile çok sarsıldığı belli. Ama umuyorum ki hareket devam edecektir.

Dr. Hakkı Öcal

hr_divider
2011 yılının benim için en önemli olayı Ubuntu 11.10 ve Fedora 16’nın çıkması oldu. Her iki dağıtım da birbirinden başarılı ve daha kararlı bir yapıya sahip. Yıllardır hangi dağıtımı kullanmalıyım sorusuna maruz kalan bir Linux kullanıcısı olarak, yeni başlayanlara sadece Ubuntu’yu değil, Fedora ve daha pek çok başka dağıtımı önerme fırsatım oldu. Ubuntu’nun hala Unity’de ısrar ediyor olması pek çok kullanıcıyı kızdırsa da birkaç ufak ayarla Gnome 3 kullanabiliyor olmak yine Ubuntu’yu en önemli tercihler listesinde bence birinci sıraya sokuyor.

Linux dünyasındaki hareketlilik dışında bu yılın en önemli olayı kuşkusuz teknoloji dünyasının dahisi Steve Jobs’ın ölümü oldu. İniş ve çıkışlarla dolu iş hayatında hedefinden asla vazgeçmemiş, kafasına koyduğunu bir şekilde yapmayı başarmış bir lider. Bu özelliğinin dışında teknoloji dünyasına kattığı devrimci yeniliklerle her zaman adını anacağımız, büyük CEO. Onun bu dünyadan göçüşüyle birlikte Apple hayranları da iPhone 5 beklerken iPhone 4S ile karşılaştılar. Şimdiden yokluğu hissedilmeye başlandı.

Türkiye’de ise güvenlik filtresi bir dönem büyük tartışmalara sebep oldu. Sonunda filtre hayata geçti 2012’ye giriyor olduğumuz şu günlerde hararetini kaybetmişe benziyor.

İşler HP tarafında da bir hayli karıştı. CEO’lar gitti, Mac kullanan başkanlar çıktı. PC pazarından çekileceğim denildi, devam kararı alındı. Şimdi de WebOS açık kaynak oldu…

Apple, Steve Jobs’ı kaybetti. Ancak işler RIM tarafında da pek parlak değildi. Birkaç günlük teknik aksaklıklar yüzünden Blackberry, kullanıcı kaybetti. Bir de buna iki önemli RIM çalışanının uçakta taşkınlık yapması haberi eklenince, firma prestijini de kaybetmeye başladı.

Uçak dediğimizde aklımıza bir de uçakta patlayan iPhone geliyor. Tam bu şoku atlattık derken, bir patlama haberi de Brezilya’dan geldi. Her iki olaydan sonra kullanıcılar, iPhone’um şimdi patlar mı korkusu yaşamaya başladı. Apple tarafındansa konuyla ilgili bir açıklık gelmedi.

Atalay Keleştemur
TechnoMonde Yazı İşleri Müdürü
www.technomonde.com

hr_divider
Teknoloji dünyası için unutulmayacak bir yılı geride bırakıyoruz. Uzak Doğu’da yaşanan sel felaketi, teknoloji dünyasında da sancılarını gösterdi. Bölgedeki disk üreticilerinin üretiminin durması, azalan disk stokuyla beraber fiyatların da artmasına yol açtı.

2011’i unutulmaz yapacak bir diğer olay da Steve Jobs’ın hayatını kaybetmesiydi. iPhone 4’s’in tanıtımından kısa bir süre sonra gelen haber, tüm dünyada üzüntüyle karşılandı.

Koca bir yıldan bahsederken, yalnızca üzücü olayları anımsatmak olmaz. 2011, yıllardır lafı edilen ürünlerin satışa sunulup standartlaşmaya başladığı da bir yıl oldu. Tabletler hızla yaygınlaştı ve küçük yaştaki çocukların zeka gelişimi için bile kullanılmaya başlandı. Notebook’lar artık ultra ince bir hale geldi. Ultrabook adı verilen bu yeni sınıf, çok ince kasasının yanında gayet yüksek performans da sunuyor. Eskiden yalnızca sinemada izlediğimiz 3D görüntüler, artık cep telefonlarımıza kadar ulaştı…

Teknolojinin eğlenceli yüzü olan oyun sektöründe bir hayli verimli bir yıl geride kaldı. Yıllardır beklenen oyunların yanında, son derece başarılı sürprizler de kullanıcılarla buluştu. PS3 ve X360’ın ikinci baharıydı 2011. Her iki konsol için de 2010’da raflarda yer bulan hareket algılayıcılar, bu yıl konsolların satışlarını patlattı…

Oyunlar ülkemizde de revaçtaydı. Ardında büyük sponsorluklarla beraber yerli yapımlar geliştirildi. Türk oyun sektörü demeye, bir adım daha yaklaşıldı.

Fatih projesini unutmamak gerek. Eğitim ve öğretimin niteliğini artırmak amacıyla başlanan proje, henüz son halini almış değil. Görünen o ki, 2012’de de Fatih Projesi’nden bol bol bahsedeceğiz.

Son olarak, ülkemizdeki internet filtresi uygulamasından da bahsetmek gerek. Geçtiğimiz yaz aktif olması beklenen uygulama, yapılan protestolar ve yürüyüşlerin ardından ertelendi ve içeriği değiştirildi. Filtre, 22 Kasımda devreye girdi.

Aykut Göker
Scroll Yazı İşleri Müdürü
www.scroll.com.tr
www.aykutgoker.com

hr_divider

Röportajların 1. bölümünü 2011 yılında aklımızda kalanlar – Bölüm #1 adresinden okuyabilirsiniz.

 

Benzer Yazılar


DeliPenguen'i Google+'da bulun



Henüz yorum yok.